Blog

nocanvas_pragmatik-dil-bozuklugu

Semantik-Pragmatik Bozukluğu Olan Çocuklarda Aşağıdaki Bulgular Görülebilir

  • Sözcük öbeklerini ezberleyip bağlama uygun olmayan yerlerde kullanabilirler.
  • Tek başlarına oyun oynamayı tercih ederler, çoğunlukla sessizdirler.
  • Geç konuşurlar, isteklerini ifade etmede güçlük çekerler.
  • Seslenildiklerinde cevap vermeyebilirler.
  • Uzun süreli göz teması kurmazlar.
  • Resimlerine bakarken yahut aynada kendilerini daha geç tanırlar.
  • Ben ve sen zamirlerini karıştırabilirler.
  • Genel anlamda soruları anlamada, özel olarak da “nasıl” ve “niçin” soru kelimelerini içeren soruları anlamada güçlük çekerler.
  • Oyun başlatmakta güçlük çeker, sert oyunlar oynayabilir.
  • Bazı takıntılar geliştirebilir özellikle de kişisel ilgileriyle ilgili
  • Seslere karşı, dokunma hissine karşı ve acıya karşı aşırı hassasiyet gösterebilir.
  • Yüz ifadelerini, jest ve mimikleri anlamlandırmada güçlük çeker.
  • Mecazi dil kullanımı anlamada ve ikincil anlamlar kavramada güçlük çeker.
  • Sözcük ve cümleleri papağan gibi taklit edebilir.
  • Sembollerle, şekillerle ve renklerle arası iyidir.

Semantik Pragmatik Bozukluğu olan çocuklar zaman ve sürekli destekle iletişim becerilerini geliştirebilirler. Sürekli ilgi ve etkileşim çocuğun davranışlarını geliştirmesinde, iletişim becerilerini iyileştirmesinde önemli rol oynar. Çocuğun çevresindeki herkes, ailesi, arkadaşları vs. sürece katkıda bulunabilir.

Bazı Stratejiler

  • Aşamalı, uygulamaya dönük ve aktif katılım gerektiren aktiviteler teşvik edilmelidir. Bunun en iyi örneği basit ve kademeli oyunlardır.
  • Görsel ve dokunsal ipuçları kullanılabilir.
  • Birkaç basamaktan oluşan kısa cümlelerle talimatlar verilebilir, bu basamaklar zamanla arttırılabilir.
  • Kendi ilgi alanları dahilinde etkileşimler kurulmalıdır.
  • Gün içerisindeki rutinleri gösteren bir tablo yapılabilir. Böylelikle karşılaşacağı aktivitelere karşı kendini daha rahat hissedecektir.
  • Rutinlere bağlı kalınmalıdır. Değişiklik ortaya çıkacağı zaman çocuk buna karşı önceden mümkün olduğunca hazırlanmalı ve değişikliğe maruz kalırken ona destek olunmalıdır.
  • Sohbet sırasında karşısına çıkan şakalar, deyimler ve mecaz anlam içeren diğer ifadeler anlayabileceği şekilde açıklanmalıdır.
  • Günlük kullanımda soyut kavramların kullanımından kaçınılmalıdır. Çocuğa hitap ederken örneğin; “dikilme karşımda”, “rüyanda görürsün” gibi ikincil anlama dayalı ifadeler değil, “yerine otur”, “bunu yapmayacağım” gibi açık talimat ve ifadeler kullanın.
  • Sessiz, düzenli bir çevrede sosyalleşmesini, ödevlerini yapmasını ve sohbet etmesini sağlamaya çalışın.
  • Sosyal becerilere yönelik çalışmalar yapabilirsiniz. Bunlar arasında “selamlaşma”, “tanışma”, “soru sorma”, “ricada bulunma” gibi davranışlar yer alabilir.
  • Uygun sosyal ve iletişimsel beceriler kullandığı için sürekli olarak pekiştirin ve takdir edin.

© 2015 - Bu sitenin tüm hakları saklıdır